2009-10-08_0000-00-00 00:00:00 hayat kırgınlıklarım - Blogcu



« Önceki |

10/1/2009

YÜZÜNÜ ARADIM GEÇTİM

Yitirdiğin herşeyde kazandığın birşey var;kazandığın herşeyde biraz yitirdiklerin.Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin.
Bende benim olmayan şeylerle varım;benim olan zaten benimse,olmayan şeylerle...varsam,buradaysam belki de onlar için...Yüzün için belki de,yüzün,yüzün nerede?
Birbirini tekrarlayan günlerin yaslı boğuntusunda nedir aradıkları insanların?Bu koşuşturmada,bin telaşla?Herkes birileriyle bir mutluluk düşü kuruyor;o düşte ıslanıyor,o düşle uyuyup uyanıyorlar;sonra düşleri de yakıyor günler.Bu kez yeni bir düş daha kuruyorlar;sonra bir daha,bir daha!Bütün düşleri yakıyor günler.Yaşam yanıltmanın,insanlar yanılmanın ustası oldukça yine yeni düşler deniyor ve deneniyorlar...
İşte her düşün peşine bir şarkıyı takıyorlar;düş gidiyor,peşi sıra şarkı da.Birden paramparça oluşunu görüyorlar düşlerin.Her düşle bir şarkıyı yakıyorlar.Şarkılar yakıyorlar,şarkılar yakıyorlar,şarkılar onları yakıyor sonra.
İnsan insanın diyalektiğine tükürüyor,insanı yakıyorlar...
Bunları düşünüyorum ve akıp gidiyor günler siyah beyaz resimler hırçınlığında.Sormuştun ya,işte herşey ortada,herşey!
Önce kuşları vurdular orda.Paramparça parçaları bir yana;bir bir savruldu yangınların ortasına kanatları da!Soluk soluğa dışardaydım,seni buldum...Seni buldum ya,bu kez seni vurdular orda,seni!Herşey sürdü ine,herşey!Baktım daha durmuş da uzayın rengini demliyor dünya;baktım ki dağlar ve güller yine akraba;daha bembeyaz uyuyordu kadınlar o esmer uykularda.
Oysa seni vurmuşlardı,seni,orada!Sonra gelip geçen her sabahla öyle susadım ki yüzüne yokluğunda....Yüzünü özledim,yüzünü anlasana...
''Anlasana'' diye yazdım ve üç nokta koydum yanına,ama boşuna,boşuna!Bu kez ''boşuna''diye yazdım ve kalkıp dışarı çıktım.Saat sabah beşi birkaç dakika ve bir miktar saniye geçiyordu;ağaran günün tenindensağanak dökülüyordu.
Yüzünü aradım...
Yüzünü aradım,kalan kuşlar sen bu kentte yokmuşsun gibi uçuyorlardı.İnsanlar kalabalık ve kabarıktı;silahları ellerine,tetikleri parmaklarına göre seçiyorlardı.
Uçaklar pike yaparken bu kentin göklerinde,bak dedim,bakacak bir göğümüz bile kalmadı işte!
Yüzünü aradım gökyüzünde...
Yüzünü aradım,sabahın tenine birer birer dağılırken işçiler,yüzünü aradım rastgele atılırken kahve önlerine iskemleler.
Günler siyah beyaz resimler hırçınlığında ve ben burada,bir eski çağ enkazında!
Sonra gelinler korkularını atmışlardı eşiklere;yorgunluktu sonrası işte;yüzünü aradım gelinlerde...Yüzünü aradım ,geçtim...
Geçtim;şarkıları paramparça görmekten geçtim,bu satırları yazmaktan!Oysa hep kalemimle değil,bir gün kanımla kıpkızıl yazmak istediklerim vardı benim de;onları henüz yazmamış olmaktan geçtim.Çalışma masamdan kalkarak elimdeki fincanı duvara çarpıp paramparça etmekten geçtim!
Geçtim:sabahla birlikte kaynayan çorba kazanlarının kokularından,yol boyu uykusunu alamamış itlerin korkularından,siyah ışıklardan,bu kentli karanlıklardan,çoğalan çocuklardan,azalan ağaçlardan,arabesk feryatlardan ve ucuz umutlardan.''İyiyim,sağol,sen nasılsın''lı merhabalardan ,ağır ağır yayılan çöp kokularından,farlarını kapatmayı unutmuş taşıtlardan,feodal şatolardan geçtim.Yasalara yelkovanlık yapıp kendinin saniyesi bile olamayanlardan!
Hızla kirlenen bir dünyadan,hızla geçtim...
Geçtim:Sensizliğin tahriş olmuş sızılarından,egsoz homurtularından,cami avlularından,düşleri iğdiş orospulardan,yasa dışı iş yapan yasa memurlarından...
Ellerini çaldırmış ellerime bakmaktan geçtim,sensizliğe inanmamaktan...
Sis kaplamıştı kenti;dağılsa sanki bir bok varmış gibi!Sisleri yarıp geçtim.Yoktun,kendimden geçtim,kızdım,dağıttım,sana küfürler ettim.Bir bilsen sana ne güzel küfürler ettim;yoksa kederden geberecektim...
Gökyüzü tümünü de ağır ağır izledi;gökyüzünün renginden geçtim...
Sonra yeni kuşlar üşüştü gökyüzüne.Bir sevindim,bir sevindim;gökyüzü yüzlerce kanattı işte.Ama sen,sen orada bir serçe gibi üşüyor muydun yine?
Üşüyordun ve bunu biliyordum.Çünkü herşey ortada,herşey!Bak,kimin temiz bir göğü varsa kirletip bırakmışlar avuçlarına.Bu yüzden insanlar elleri ceplerde çıkıyorlar sabahlara.Coşkular deprem,sevinçler sıtma...
Söyle senin yüzün nerede,yüzün?
Nerede başlar bir aşk ve biter nerede?Nerelere gömerim seni ben,nerelerde ölürsün oysa sen!
Nerede,yüzün nerede?
Sonra çıkıp bu kentin uğultusuna çarpıyorum;bu kent de uğultusunu bana çarpıyor,çarpışıyoruz,kimseler görmüyor.
Sonra oturup yüreklerden damlayan terin hesabını tutuyorum...Hesabını!Kimselerin bilmediği bahçelerin dudağında kanayan uzak güllerin,sevgiye bütün misillemelerin,gecelerin,seslerin,kederlerin...
Öyle acı ki herşey;unutmak istiyorum!
Uçarı bir çocukluğu yitirmiş benim de yüzüm,yüzüm zamansız yaralarda...
İşte bundan,coşkuyu sevmiyorum artık öyle kabara köpüre nehirler gibi...
Yalnızdım,üşüyordum ey özlem!Öleceğim birgün erken,belki kederden!
Ben ölürüm;dağlar ve güller yine akraba...
Artık gün doğunca bütün darağaçlarını kursunlar!Herşey bu kadar güzelken,böyle bir yanıyla sığ yaşanana,boğulana,savrulana,kirlenene,dalkavukluk,çirkinliğe figüranlık etmekten bıktımmmmmmmmmm!
                                                                                                     Yılmaz ODABAŞI


30/12/2008

Senin sana rağmen bir yüzün var
Herkesin ilk aşkına benzeyen
Beklemek kadar acı,anlamak kadar zor
Nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
Yok karşılığı yüzünün
Senin sana rağmen bir yüzün var
Herkesin ilk aşkına benzeyen
Yakınlaştıkça imkansız uçurumlar
Nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
Yok karşılığı yüzünün..................

30/12/2008

AH NE OLURDU ILDIZLAR ALSAYDI BENİ YANLARINA
HİÇ OLMAZSA ÖYLE OLSAYDI Kİ
BU SÖZDE DÜNYA,SÖZDE TENLE ÇATIŞSAYDI
KENDİMLE ÇELİŞMESEYDİM HİÇ OLMAZSA
AMA OLMUYOR................

30/12/2008

SUSARSIN SEN NE ÇOK SUSARSIN
SESSİZLİK SESİN KALIR
SENİN GİDİŞİN VARDI,YANAR MIYIM HİÇ
GECE BOYU YALNIZLIĞIN SENİN
SUSUŞUN BİR DE ,KORKAK UNUTUR MUYUM
HİÇ ARAR MIYIM SENİ SÖYLE...................

30/12/2008

KALK

Kalk,adım at korkma
Kalk,yürü,adım at
Kalk,yalın oluncaya değin yak yırt
Kalk,iş işten geçmeden
İş işten geçiyor kalk
Kalk,ayrılıkları ayır,yürü,kalk
Kimse kendi çığlığını duymaz
Kalk,çığlığına uyan,kalk
Uyandım nefretle
Nefretle umutsuz,onursuz
Uyandım intihar gibi
Gece boğazım kurumuş acıdan,uzamış acıdan
Gece canım çekilmiş,uzun canım
Gece elim ayağım çekilmiş,karanlıktan
Gece,koskoca gece,yalnız korkan acımış
Ruhsuz,adsız,sansız acımış,intihar acımış
Acımış kalk,kalk adım at
Kalk,korkma adım at,kalk
İş işten geçiyor
İş işten geçmeden
Ne diyorum,ne diyorum;KALK....................

30/12/2008

Adsız

EN BÜYÜK ŞANSSIZLIĞIN SENİN
SENİ SEVMİŞ OLMAMDIR
TÜKENİNCE BU SEVGİ GÜNÜN BİRİNDE
ACI ÇEKTİRECEĞİM SANA..............

30/12/2008

Adsız

Mavi inişler,ak düzler
Gözlemeyin yollarımı
Kesmeyin umudu benden
Gelirim birgün elbet
Yıkılır bu kara duvar
Bu kara yokuşlar biter
Boyun büküp ağlama
Tarla kuşlarının kanadında unutulan çocukluğum
Bu uzaklık birgün biter
Neyi tutsam kayıyor elimden
İğnenin deliğinden geçiyor
Bin kat sarsanız yüreğimi
Buz dağlarından kefenlerle
Benim ateşim sönmez............

30/12/2008

BEN KİMLEYİM

Ben kimleyim,ben nerdeyim
Sessizlik kanımdan daha ağır
Ben kimleyim,ben nerdeyim
Yaşlarım yaşlarımdan daha ağır
Ben bekledim,ben sevindim
Yaşlarım yaşlarımdan daha ağır
Bir ağırlık çöktü anlarıma
Bu ağırlık herşey uzak bana
Bir ağırlık çöktü hayatıma
Bu ağırlık herşeyden zor bana
Ben neyleyim,ben çok sevdim
Sensizlik ,seninleyken daha ağır............

30/12/2008

GEMİ

Ah,küçücük gemi,sulara attın şimdi kendini,delisin
Ah,yakarlar seni,dönmezsin bir daha geri,delisin
Ah,peşimde rüzgar,ne yağmurlar dost ne bir kıyı var,deliyim
Ah,düşlerim kaldı,yalnızım düşlerim kaldı,deliyim
Kime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgar
Her yanım tuz,deliyim
Ah,yaralı kalbin,yanıp gidecek yaralı kalbin,delisin
Ah,küçücük gemi,dönmezsin bir daha geri,delisin
Ah,deniz olayım,tuzumu rüzgarda savurayım,deliyim
Ah,ne yelken ne yel,köpüklerde kaybolayım,deliyim
Kime sorsam dönüşüm ok
Her gemi biraz deniz
Her yanım mavi,her yanım yel
Her yanım tuz,DELİYİM........................

30/12/2008

adsız

Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum
Bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik
Hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar
Kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum
Gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi
Sessiz ve kimliksiz
Belki  yine gelirim
Sesime ses veren olursa birgün................

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı